Bir nesli nerede kaybettik?
Bu ülkede çocuk olmak neden bu kadar tehlikeli?
Atlas.
Hakan.
Ahmet.
Alperen.
Bu isimleri artık birer çocuk olarak değil, birer haber başlığı olarak duyuyoruz.
Oysa onlar gencecik, pırıl pırıl çocuklarımızdı.
Hayalleri olan, annelerine “birazdan geliyorum” diyen, odasında yarım bırakılmış defterleri olan çocuklar…
Ve onları, sudan sebeplerle, yine çocuk yaşta başka çocuklar öldürdü.
Bunu yazarken bile elim titriyor.
Çünkü içlerinde katil olan çocuklar da var.
Bu cümle insanın boğazında düğüm oluyor.
Nasıl bu kadar sevgisiz yetiştirildiler?
Nasıl bu kadar öfkeyle büyüdüler?
Nasıl oldu da bir çocuk, başka bir çocuğun canını alabilecek noktaya geldi?
Bu sadece “bireysel bir suç” değil.
Bu, hepimizin payı olan toplumsal bir çöküş.
Artık bir anne olarak korkuyorum.
Bunu yüksek sesle söylüyorum: Korkuyorum.
Çocuğum bensiz dışarı çıkmasın istiyorum.
Geç kaldığında içim sıkışıyor.
Kalabalıkta gözüm sürekli onun üzerinde.
Telefonu çalmadığında aklıma bin türlü senaryo geliyor.
Ve biliyorum…
Bu sadece benim korkum değil.
Bu, bugün Türkiye’deki tüm annelerin ortak hissi.
Eskiden çocuklarımızı “dışarıda üşür mü?” diye düşünürdük.
Şimdi “dışarıda güvende mi?” diye düşünüyoruz.
Sorun sadece şiddet değil.
Sorun; sevgisizlik, değersizlik, görmezden gelinmiş çocukluklar.
Sorun; “erkek adam ağlamaz” diye büyütülen,
öfkesine isim koymayı öğrenememiş,
sınır nedir bilmeyen,
empatiyle hiç tanışmamış çocuklar.
Bir çocuk, başka bir çocuğu öldürdüyse
orada sadece bir fail yoktur.
Orada susan yetişkinler, görmeyen sistemler,
“bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen bir toplum vardır.
Biz anneler artık sadece evlat büyütmüyoruz.
Biz hayatta kalmaya çalışan çocuklar büyütüyoruz.
Ve sormak istiyorum:
Daha kaç çocuğun adını böyle yan yana yazacağız?
Daha kaç anne sabah uyanıp “bugün de sağ salim eve gelsin” diye dua edecek?
Bu bir isyan yazısı değil sadece.
Bu bir anne çığlığı.
Çocuklarımızı kaybetmek istemiyoruz.
Çocuklarımızı kaybettiren bir düzene de alışmak istemiyoruz.
Bir yerlerde bir şeyleri çok yanlış yaptık.
Ve artık görmezden gelme lüksümüz yok.
Çok acı. O kadar doğru ki kaleminden dökülenler. Ne söylenir ne yapılır nasil duzelir bu toplumsal kriz bilmiyorum . Ama bende bir anne olarka çok KORKUYORUM. Allah’a emanet tüm evlatlarımız