Camın Tarihi ve Türklerde Cam Sanatı

Antik çağlardan itibaren kullanılan cam, silisli kumun soda yada potasla birlikte eritilmesiyle elde edilir. 1100-1200 Santigrat derecedeyken kolaylıkla şekillendirilir. Camın tabiattaki karşılığı obsidyen ve kara kristalidir. Neolitik Çağdan itibaren kullanılan siyah renkli ve volkanik bir madde olan obsidyen ok ve mızrak uçlarına takılırdı. Necef denilen kaya kristali ise yarı saydam ve renksiz bir maddeydi. Cam ustaları işte bu iki doğal malzemeyi taklit ederek camı geliştirdiler.

En eski cam M.Ö. 1551-1527 yılları arasında yaşayan Firavun Amenhtep’e ait iri bir cam boncuk parçasıdır. M.Ö. 3000 yıllarında Mısır ve Mezopotamya’da bloklar halinde üretilen cam daha sonra parçalara bölünerek kullanılıyordu. Camın kesici özelliğinden faydalanılarak yapılan bıçak ve mızrak uçları zamanla işlevsel vazolara, değerli kokuları ve ilaçları koymak için üretilen kaplara dönüştü.

İlk cam kapların M.Ö 16.yy’da Mitanniler’e ait olduğu Asur, Nuzi va Alalah kazılarında ortaya çıktı. M.Ö. 1504-1450 yıllarında III.Tutmosis Batı Asya’daki istilâları sırasında cam ustalarını alıp Mısır’a götürdü Malkata, Lişt ve Amarna en önemli cam yapım merkezleri haline geldi. Zaman içinde bir çok cam tekniği geliştirildi. İç kalıp cam denilen tekniğe göre cam lifleri bir çekirdeğin üzerine sarılır renkli çubuklarla da süslemesi yapılırdı. Mozaik tekniğine göre cam, renkli çubuklar kesilerek kalıp içine yerleştirilir parçaların fırınlanması ve birbirine yapışması sonucu meydana gelirdi. Döküm kaplar, kalıbın içine küçük cam parçalarının konularak fırınlanmasıyla elde edilirdi. M.Ö I.yy’da Suriye-Filistin bölgesinde üfleme tekniği keşfedildi. Üfleme borusunun ucuna alınan bir parça sıcak camın üflenerek ve döndürülerek şekil verilmesiyle çok farklı sayıda ve şekilde cam nesne yapıldı. Roma’da da cam zamanla pencerelerde kullanıldı. Orta Çağ’da Almanya’da ‘’Hütte’’ adı verilen cam atölyelerde yeşil renkli ‘’orman camı’’ üretilerek daha çok bardak yapımında kullanıldı.

Batı Roma’nın yıkılışından sonra Bizans ve Sâsâni cam sanatında gelişme gösterdi. Kesme cam ve geometrik şekillerden oluşan bir tarz oluşturuldu. Haçlılarla batıya taşınan Selçuklu cam örnekleri Memluk tipi eserleriyle hayranlık uyandırmıştı.

Venedik önemini kaybetmeye başladığında ise Bohemya’da potaslı karışıma kireç katılarak elde edilen berrak ve dayanıklı cam, oymaya ve derin kesmeye elverişli ürünler oluşturuldu. 1676’da George Ravenscroft potas kireç karışımına kurşun oksit ilave ederek ‘’kurşun camını ‘’ buldu. Cam gelişimi İngiltere’den sonra Fransa’ya geçerken Amerika Birleşik Devletleri de kendini göstermeye başladı.

Osmanlılar zamanında da cam sanatı başlı başına bir sanayi ve sanat halini almıştı. İstanbul’un Fethiyle birlikte Türk camcılığı burada toplandı. En eski belgeler Süleymaniye Camii ve külliyesinin yapılışı sırasında tutulan kayıtlarda geçmektedir.

Osmanlı Devleti’nde ilk cam atölyesi III.Selim zamanında  Venedik’te opal cam yapım tekniğini öğrenen Mevlevi dervişi Mehmet Dede tarafından  İstanbul’a açıldı. Bursa Valisi Mustafa Nuri Paşa tarafından Sultan Mustafa Vakfı arazisine kurulan Billur Fabrikasına dair bilgileri ise 21 Muharrem 1263 (9 Ocak 1847) tarihli Takvim-i Vekayi gazetesinden öğreniyoruz. Beykoz işi modeller en çok gülabdan, ibrik, vazo, laledan, daldırma, kuş, şekerlik, kase ve tabaktan oluşmaktaydı. Nesnelerde Mevlevi dervişlerinin başlıklarına benzer kapak kulpları kullanılarak Türk zevkini ve inceliğini yansıtmışlardır.

Cam imalât merkezleri olarak Tekfur Sarayı, Eyüp, Balat, Eğrikapı, Bakırköy, Ayvansaray kullanılmış ‘’Camger’’adı verilen ustalar kendi aralarında uzmanlaşarak çalışmışlardır. Beykoz işi Çeşm-i Bülbül adlarıyla tanınan ürünler 18.yy’ın simgesi haline gelmiştir. 1899’da Paşabahçe’de kurulan fabrika ile ilk modern cam eşya üretimine geçildi.

17 Şubat 1923’te İzmir’de 1135 delegenin katılımıyla yapılan İktisat Kongresi’nde karma ekonomiye geçileceğinin sinyalleri verilmiş ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı kabul edilerek cam sektörüne de  önemli bir yer verilmişti. Türkiye İş Bankası’nın desteği ile bu sektör daha da geliştirildi. 1934’te Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.(Şişecam)  kurularak günümüz cam sanayinin başlangıcı gerçekleştirilmiş oldu.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

porno porno izle hd porno porno seyret sikiş izle hack forum